Karşılaştırma

Karşılaştırma

Karşılaştırma, varlık ve kavramlar arasındaki benzer ve farklı yönleri göstermektir. Karşılaştırmalı anlatım, konuya çekicilik kazandırır.

Karşılaştırmada “-se” eki ya da “ise, oysa, oysaki, halbuki, böyle söylenmesine rağmen” gibi karşı sözler çok kullanılarak nesneler arasındaki farklar belirtilir. “Tıpkı, bunun gibi, aynısı” gibi destek sözleri kullanılarak nesneler arasındaki ortak yönler söylenir.

Karşılaştırmada temel ilke; seçilen kavramlar arasında karşılaştırılacak bir yönün bulunmasıdır:

Bir fizik araştırmacısı, doğal bir olayı nasıl tarafsız bir şekilde inceliyorsa realist yazar da insanları öyle incelemelidir. Onları beğenmeye ya da cezalandırmaya, başka bir deyişle, onlar hakkında bir değerlendirme yapmaya hakkı yoktur. Yol göstermez; tıpkı fizik araştırmacısı gibi gözlem yapar.

Bu parçada realist yazar ile fizik araştırmacısı “tarafsızlık” yönünden karşılaştırılmış, aralarındaki ortak noktalar gösterilmiştir.

Örnek Soru

Anıların gerçeği yansıtıp yansıtmaması, yazarın elinde değildir ve onun isteğiyle biçimlenmez. Yazar; gerçekleri örtmeden, yalan söylemeden her şeyi doğruca anlatmalıdır. Buna karşın Tarık Dursun K., “Tarihsel olayların içinde, iyi ya da kötü, herhangi bir biçimde yer alan kişi; anılarını yazarken yansız kalamaz, mümkün değildir.” diyor. Anılar da zaten bu niteliği taşır. Yazar, elbette gerçekte yaşanan ama yazmak istemediği bölümleri okuyucuya aktarmayacaktır.

Bu parçada hangi anlatım türü ağırlıklı olarak kullanılmıştır?

A) Karşılaştırma          B) Tanımlama            

C) Öyküleme              D) Betimleme

E) Örnekleme

Çözüm

Parçanın ilk cümlesinde anıların gerçeği yansıtması gerektiği yargısı verilmiştir.Bu düşünceye Tarık Dursun K.’nin bir sözüne de dayanılarak karşı çıkılmıştır.

Sorudaki “ağırlıklı” sözü, parçanın bütününe yayılmış olan anlatım niteliğini kapsadığı için parçanın “karşılaştırma” türü kullanılarak yazıldığı görülmelidir.

Cevap A

edebiyatvadisi

Next Post

Tanık Gösterme (Alıntılama):

Per Tem 11 , 2019
Tanık Gösterme (Alıntılama): Tanık gösterme; düşünceye inandırıcılık kazandırmak, düşünceyi etkili hale getirmek amacıyla güvenilir kişilerin görüşlerinden faydalanma yoludur. Herkes, her konuda tanık gösterilemez. Tanık gösterilecek kişinin o konuda bilgili ve yetkili olması esastır. Tanık gösterme, sadece kişinin adının verilmesiyle gerçekleşmez.  Bu, örnekleme olur. Örneğin, “Ahmet Haşim de sembolizm akımının önemli […]