İsimler ve İsim Tamlamaları

İSİMLER ve İSİM TAMLAMALARI

Varlıkları ve kavramları karşılayan sözcüklere isim (ad) denir.

a) Varlıkların Niteliklerine (Oluşlarına) Göre İsimler:

1. SOMUT İSİM: Beş duyu organımızdan herhangi bir tanesiyle algılayabildiğimiz, yani elle tutup gözle görebildiğimiz, koklayıp tadabildiğimiz veya duyabildiğimiz varlıkları karşılayan isimler “somut” isimlerdir: Duman, toprak, rüzgâr, hava, göl, ışık, ev, kalem, yağmur, gürültü, çiçek, sinir (organ) vs.

2. SOYUT İSİM: Beş duyu organımızdan herhangi biriyle algılayamadığımız, var olduklarını hislerimizle ve düşünce yoluyla bildiğimiz kavramları karşılayan isimlere de “soyut” isimler denir: Aşk, sevgi, özlem, kaygı, öfke, adalet, mutluluk, insanlık, sinirli, bilgi, günah, kötülük, keder, sevinç, rüya, acımak, umut, anlayış, saygı, cesaret vs.

b) Varlıklara Verilişlerine Göre İsimler:

1. ÖZEL İSİM: Tek olan, diğer varlıklar içinde tam bir benzeri bulunmayan varlıklara verilen isimler “özel” isimlerdir. Özel isimler büyük harfle başlar: İnsan isimleri, kurum adları, millet adları, din adları, ırk adları, yer adları; kitap, dergi adları, hayvanlara verilen takma isimler vb. özel isimlerdendir.

2. CİNS İSİM: Aynı cinsten birçok varlığın ortak olan ismine “cins” isim denir. Örneğin “şehir” kelimesi dünyada olan bütün şehirlerin cins ismiyken, “Aydın, İstanbul” vs kelimeleri özel isimdir.

c) Varlıkların Sayılarına Göre İsimler:

1. TEKLİK (TEKİL) İSİM:  Sayısal anlamda tek olan, çoğul takısı (-ler, -lar) almamış adlardır: Gazete, balık, roman, ağaç, çocuk… gibi.

2. ÇOKLUK (ÇOĞUL) İSİM: Sayısal anlamda birden fazla olan, çoğul eki (-ler, -lar) almış adlardır. Çoğul anlamı bu ekler ile sağlanır: Gazeteler, balıklar, romanlar, ağaçlar, çocuklar… gibi.

3. TOPLULUK İSMİ: Biçimce tekil, anlamca çoğul isimlerdir. Yani “-ler, -lar” çoğul eki almadığı halde anlam olarak birden fazla varlığı ifade eden isimler ” topluluk” isimleridir. Topluluk isimleri bir nevi parçaların birleşmesinden oluşan “bütün”ü ifade eder. Ordu, sürü, çete, alay, sınıf, bölük, takım, ekip, demet, düzine, ulus, meclis… gibi.

Not: Topluluk isimleri de çokluk eki alabilir. Aynı topluluktan birden fazla olduğu ifade edilmiş olur.

Örnekler: Ordular, ormanlar, takımlar, toplum, halk, millet, ordu, bölük, sürü…

Not: Bazı isimler cümle içinde bazen tekil bazen de topluluk anlamıyla kullanılabilir:

Sınıfı boyamak için herkes seferber olmuştu. (Tekil isim)

Bizim sınıf bu hafta bütün öğretmenlerinden takdir topladı. (Topluluk ismi)

Yapısına Göre İsimler:

1. Basit İsimler: Yapım eki almamış, kök hâlindeki isimlerdir. Bu isimlerden kimileri kök hâlinde kullanıldığında fiil gibi görünebilir:

Kır, yaz, at, al, bin, boz, acı, aç, dal, diz,  iç,  kan, kaç, kazan, kaz, kıl, saç, sal, taş, er, yat, yay…

Bu isimlerin çekim eki almaları, yapılarını değiştirmez: kır-lar, yaz-ı-n, at-a,

Sanat eseri gibi duran kimi deney malzemeleri, başlı başına bir çekicilik taşır.

2. Türemiş İsimler: İsimden isim yapım eki ya da fiilden isim yapım eki almış isimlerdir:

a) İsimden isim yapım ekiyle türemiş isimler: Kır-lık, yaz-lık, kan-lı, kazan-cı…

b) Fiilden isim yapım ekiyle türemiş isimler: aç-ı, diz-e, iç-ki, saç-ak, sal-ı-k…

3. Birleşik İsimler: En az iki sözcüğün birleşmesiyle oluşmuş birleşik isimlerdir. Bu isimlerden kimileri bitişik kimileri ise ayrı yazılır:

Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar:

ada balığı, ateş balığı, dil balığı, fulya balığı, kedi balığı, kılıç balığı, köpek balığı, ton balığı,

çalı kuşu, deve kuşu, muhabbet kuşu, saka kuşu, tarla kuşu,

ağustos böceği, ateş böceği, cırcır böceği, hamam böceği, ipek böceği, uğur böceği;

dağ keçisi, yaban keçisi; fındık faresi, tarla faresi;

Bitki türlerinden birinin adıyla kurulanlar:

ayrık otu, beşparmak otu, çörek otu, eğrelti otu

ipek çiçeği, küpe çiçeği, lavanta çiçeği, mum çiçeği, yayla çiçeği, yıldız çiçeği

avize ağacı, mantar ağacı, öd ağacı, pelesenk ağacı, tespih ağacı

altın kökü, meyan kökü

dağ elması, yer elması; çalı dikeni, Antep fıstığı, çam fıstığı; sırık fasulyesi

Çiçek dışında anlamlar taşıyan baklaçiçeği (renk), narçiçeği (renk), suçiçeği (hastalık); ot dışında anlamlar taşıyan ağızotu (barut), sıçanotu (arsenik); ses düşmesine uğramış olan çöreotu ve yazımı gelenekleşmiş olan semizotu, dereotu bitişik yazılır.

Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler:

alçı taşı, bileği taşı, çakmak taşı,

arap sabunu, el sabunu; kahve değirmeni, yel değirmeni,

afyon ruhu, katran ruhu, lokman ruhu, nane ruhu, tuz ruhu

Yol ve ulaşımla ilgili birleşik kelimeler:

Arnavut kaldırımı; çevre yolu, deniz yolu, hava yolu, kara yolu, keçi yolu; köprü yol vb.

Durum, olgu ve olay bildiren sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler:

açık oturum, açık öğretim, ana dili, Ay tutulması, baş ağrısı (hastalık), baş belası, baş dönmesi, çıkış yolu, çözüm yolu, dil birliği, din birliği, güç birliği, iş birliği, iş bölümü, madde başı, ses uyumu, yer çekimi vb.

Bilim ve bilgi sözleriyle kurulan birleşik kelimeler:

anlam bilimi, dil bilimi, edebiyat bilimi, gök bilimi, halk bilimi, ruh bilimi, toplum bilimi, toprak bilimi, yer bilimi; dil bilgisi, halk bilgisi, ses bilgisi, şekil bilgisi vb.

Yuvar ve küre sözleriyle kurulan birleşik kelimeler:

göz yuvarı, hava yuvarı, ısı yuvarı, ışık yuvarı, renk yuvarı, yer yuvarı; hava küre, ışık küre, su küre, taş küre, yarı küre, yarım küre vb.

Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler:

bohça böreği, talaş böreği; ba­dem yağı, kuyruk yağı; arpa suyu, maden suyu; tulum peyniri, beyaz peynir; Adana kebabı, tas kebabı; İnegöl köftesi, İzmir köftesi; ezogelin çorbası, üzümlü kek; çiğ köfte, içli köfte; dolma biber, sivri biber; esmer şeker, kesme şeker; süzme yoğurt; yarma şeftali; kuru yemiş vb.

Gök cisimleri:

Çoban Yıldızı, Kervan Yıldızı, Kutup Yıldızı, kuyruklu yıldız; gök taşı, hava taşı, meteor taşı vb.

Organ veya organ yerine geçen sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler:

patlak göz, süzgün göz; aşık kemiği, elmacık kemiği; serçe parmak, şehadet par­mağı, yüzük parmağı; azı dişi, köpek dişi, süt dişi; kuyruk sokumu, safra kesesi; çatma kaş, takma diş, takma kirpik, takma kol; ekşi surat, kepçe surat; gaga burun (kimse), karga burun, kepçe kulak vb.

Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki, hayvan ve nesne adlarıyla kurulan birleşik kelimeler:

çetin ceviz, çöpsüz üzüm; eski kurt, sarı çıyan, sağmal inek; eski toprak, eski tüfek, kara maşa, sapsız balta, çakır pençe, demir yumruk, kuru kemik vb.

Zamanla ilgili birleşik kelimeler:

bağ bozumu, gece yarısı, gün ortası, hafta başı, hafta sonu vb.

3. -r / -ar / -er, -maz / -mez ve -an / -en sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tam­laması yapısındaki birleşik kelimeler ayrı yazılır:

bakar kör, çalar saat, çıkar yol, döner sermaye, güler yüz, koşar adım, yazar kasa, yeter sayı; çıkmaz sokak, geçmez akçe, görünmez kaza, ölmez çiçek, tükenmez kalem; akan yıldız, doyuran buhar, uçan daire vb.

4. Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş isim tamla­ması yapısındaki renk adları ayrı yazılır:

bal rengi, duman rengi, gümüş rengi, portakal rengi, saman rengi; ateş kırmızısı, boncuk mavisi, çivit mavisi, gece mavisi, limon sarısı, safra yeşili, süt kırı vb.

5. Rengin tonunu belirtmek üzere renkten önce kullanılan sıfatlar ayrı yazılır:

açık mavi, açık yeşil, kara sarı, kirli sarı, koyu mavi, koyu yeşil vb.

6. Yer adlarında kullanılan batı, doğu, güney, kuzey, güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu, aşağı, yukarı, orta, iç, yakın, uzak kelimeleri ayrı yazılır:

Batı Trakya, Doğu Anadolu, Güney Kutbu, Kuzey Amerika, Güneydoğu Anadolu, Aşağı Ayrancı, Yukarı Ayrancı, Orta Anadolu, Orta Asya, Orta Doğu, İç Asya, İç Anadolu, Yakın Doğu, Uzak Doğu vb.

7. Kişi adlarından oluşmuş mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında, sondaki unvanlar hariç şahıs adları ayrı yazılır:

Yunus Emre Mahallesi; Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Ziya Gökalp Bulvarı; Nene Hatun Caddesi; Fevzi Çakmak Sokağı, Cemal Nadir Sokağı; Koca Mustafapaşa; Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Sütçü İmam Üniversitesi vb.

8. Dış, iç, sıra sözleriyle oluşturulan bir­leşik kelime ve terimler ayrı yazılır:

ahlak dışı, çağ dışı, din dışı, kanun dışı, olağan dışı, yasa dışı; ceviz içi, hafta içi, yurt içi; aklı sıra, ardı sıra, peşi sıra, yanı sıra vb.

9. Somut olarak yer belirten alt ve üst sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:

deri altı, su altı, toprak altı, yer altı (yüzey); böbrek üstü bezi, tepe üstü (en yüksek nokta) vb.

10. Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır:

alt kurul, alt yazı; üst kat, üst küme; ana bilim dalı, ana dili; ön söz, ön yargı; art damak, art niyet; arka plan, arka teker; yan cümle, yan etki; karşı görüş, karşı oy; iç sa­vaş, iç tüzük; dış borç, dış hat; orta kulak, orta oyunu; büyük dalga, büyük defter; küçük harf, küçük parmak; sağ açık, sağ bek; sol açık, sol bek; peşin fikir, peşin hüküm; bir gözeli, bir hücreli; iki anlamlı, iki eşeyli; tek eşli, tek hücreli; çok düzlemli, çok hücreli; çift ayaklılar, çift kanatlılar vb.

İSİM TAMLAMASI

Bir ismin başka bir isimle oluşturduğu anlamlı sözcük öbeğine isim tamlaması denir.

Türkçede üç türlü isim tamlaması vardır:

BELİRTİLİ İSİM TAMLAMASI Tamlayan ve tamlanan her ikisi de tamlama eki alır.

İzmir’in deniz- i                 Öğretmen- in kürsü-s-ü                      Kapın-ın kol-u

BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI Sadece tamlanan tamlama eki alır.

Gül yaprağ- ı                   Sınıf kapıs – ı                       Koltuk kenar- ı

ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI En az üç isimle kurulur.

Tamlayan ve tamlanandan biri veya her ikisi de isim tamlamasıdır.

1.Tamlayanın İsim Tamlaması olduğu Zincirlene İsim Tamlamaları:

Şehir sokaklarının lambaları           Masa ayağının demiri            Dalga seslerinin yankısı

2.Tamlananın İsim Tamlaması Olduğu Zincirleme İsim tamlamaları:

Ayşegül’ün okul masrafları         Öğrencilerin sınav heyecanı           Evin demir kapısı

3.Tamlayanın ve Tamlananın İsim Tamlaması Olduğu Zincirleme İsim Tamlamaları:

Edebiyat öğretmeninin          not defteri

Tamlayan                             tamlanan

Televizyon programının        başlama saati

Tamlayan                                 tamlanan

Farklı Yapılarda Karşımıza Çıkan İsim Tamlamaları:

İsim tamlaması sayılması gereken ama ögelerinden biri isim olmayan kelime grupları bulunmaktadır: “Hasta olurum!” korkusu, “İleride sonumuz ne olacak!” endişesi, Ahmet budalası…

Bünyesinde iyelik eki olmasına rağmen iyelik belirtmeyen tamlamalar vardır: adamın biri, elmanın iyisi, Bodrum ilçesi gibi.

İSİM TAMLAMALARININ ÇEŞİTLİ  ÖZELLİKLERİ:

1.İsim tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir.

Buz gibidir suları bu güzelim köyün

Rengi hala yanımdadir gözlerinin

2.İsim tamlamalarında tamlayanın başına veya tamlayanla tamlananın arasına değişik türde sözcükler girebilir.

Mavi gömleğin beyaz düğmeleri(sıfatlar)

Ağaçların sararmış yaprakları (pekiştirilmiş sıfat)

Sahilin artık tadı kalmadı.(zarf)

 Çürük soba borusu

Malatya eski valisi

3.İsim tamlamalarında bir tamlayan birden fazla tamlanana bağlanabilir:

Roman eleştirmenleri ve okurları taze soluklar istiyor.

Bahçenin sümbülü, bülbülü hiç eksik olmazdı.

4.İsim tamlamalarında bir tamlanan birden fazla tamlayana bağlanabilir:

Öğrencilerin ve öğretmenlerin sorunları tartışıldı.

Sanatçı, roman ve deneme alanında başarılıydı.

5.İsim tamlamalarında bazı durumlarda tamlayan düşebilir.

(Onun)Kardeşi dün okula gitmiş.

(Senin)Şiirlerini okudum fakat beğenmedim.

(Bizim)Evimiz okula oldukça uzaktı.

6.İsim tamlamaları bir sıfat tarafından nitelenebilir ya da belirtilebilir:

(Mavi) Çocuk önlüğü

(Pahalı) güneş gözlüğü

(Bu) Sahil kasabası

edebiyatvadisi

Next Post

İsim-Fiiller

Paz Tem 7 , 2019
İsim-Fiiller: İsim-fiiler, fiillere getirilen –mak, –mek, -ma, -me, –ış, –iş, –uş,-üş ekleriyle oluşturulan geçici isimlerdir.  Oluşturulan bu isimler, fiillerin adını gösterirler: koşmak, gelmek, gülme, uçma, açış, geliş, okuyuş, düşüş … gibi.    İsim-Fiillerin Özellikleri:   1. –mak, –mek, -ma, -me, –ış, –iş, –uş, –üş ekleriyle kalıcı isimler yapılabilir. Bu şekilde oluşturulan isimlere fiilimsi diyemeyiz:  çakmak, ekmek, dondurma, dolma, kıyma, sıtma (ısıtma), sarma, kavurma, bazlama, kazma, basma, uçurtma, duruşma, düğme, sunuş, tanış, dalış, yanlış, alış veriş, sürme, dikiş… gibi.   2. İsim-fiiller anlam yönünden fiil, görev yönünden isim durumundadır:  Kitaptan bir bölüm okumak istedi.     Bu cümlede iki eylem söz konusudur: okumak ve istemek.  “okumak” isim-fiili anlam yönünden fiil, görev yönünden ise cümlede isim niteliğindedir.  Aşağıdaki örneklerde de isim-fiiller, kullanıldıkları cümlelere anlamsal yönden bir “eylem” katkısında bulunmaktadır: Hafta sonu yaptığımız pikniği anlatmamı ister misiniz?     (eylemler: anlatma —  isteme)  Bahçedeki çiçekleri sulamak için musluğu açtı.  (eylemler: sulamak – — açma)  Söz verdiğiniz saatten daha erken gelişiniz bizi çok sevindirdi.  (eylemler: geliş — sevinme)  […]