Türkçede geniş ünlüyle (a,e) biten bir sözcük “-yor” eki aldığında o sözcüğün geniş ünlüsünü “ı, i, u, ü” ye çevirerek daraltır. bilm(e) – yor bilm(i)yor         ist(e) – yor ist(i)yor           izl(e) – yor izl(i)yor    sızl(a) – yor sızl(ı)yor            suçl(a) – yor suçl(u)yor       gözl(e) – yor gözl(ü)yor     durm(a) – yor durm(u)yor     verm(e) […]

Sözcüklerin asıllarında bulunmayan ünlü veya ünsüz bir sesin türemesi olayıdır. A) ÜNLÜ TÜREMESİ: “-cık, -cik” eki alan bazı sözcüklerde ek ile sözcüğün arasında “a, e, ı, i” ünlülerinin türediği görülür. az – cık az(ı)cık            bir – cik    bir(i)cik                   genç – cik   genc(e)cik                  dar – cık    dar(a)cık sapsağlam>sapasağlam, güpgündüz>güpegündüz, bircik>biricik, genççik>gencecik, […]

A) ÜNLÜ DÜŞMESİ (HECE DÜŞMESİ): İkinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı sözcükler, ünlüyle başlayan bir ek aldığında ikinci hecesindeki dar ünlüsünü düşürür. kar(ı)n – ı karnı,                      boy(u)n – um boynum,      keş(i)f – i keşfi,                       bur(u)n – u burnu şeh(i)r – e şehre,                    as(ı)l -ı aslı,      buy(u)r – […]

Çağlara, toplumlara ve sanat alanına göre farklılık gösteren sanat kavramı ilk zamanlar çok geniş olarak insanın tüm yaratıcı eylemlerini tanımlamak için kullanılmış ve insanın hayatta kalma eylemlerini içermiştir.     Daha geniş bir bakış açısıyla sanat, din ve bilim gibi insanın bütün diğer uğraşlarından doğan yaratıcı gücü göstermek için kullanılmıştır. […]

1. Din değişikliği: İslamiyet’in kabul edilmesinden önce Türklerin Şamanizm inancına mensup olan bazı Türk boylarının daha sonra Maniehizm, Budizm, Hristiyanlık dinlerine girmişlerdir. Edebiyatımızda asıl köklü değişiklik 10. yüzyıldan itibaren İslamiyet’in kabul edilmesiyle kendini göstermiştir. 2. Lehçe ve şive farklılıkları: Türkçenin tarihî gelişimi tam olarak 8. yüzyıldan itibaren takip edilebilmektedir. Bu […]

Edebiyatın Tarihle İlişkisi Edebiyat ve Tarihin Ortak Yönleri:  (Tarih, geçmişte edebiyatın içinde yer alırken 19. yüzyıldaki tarihçilerin tarih araştırmalarında  bilimsel yöntemleri kullanmasıyla edebiyattan ayrılır.)   1. Her ikisi de genelde insanlığın, özelde ise toplumların geçmişte karşı karşıya kaldıkları olaylardan yararlanır.   2. Toplumlara yön veren, kitleler üzerinde etkili olan kişi […]

Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Şeyyâd Hamza 14. yüzyıl divan şairidir. Onun divan edebiyatı geleneğinin yanı sıra halk edebiyatından da etkilendiği görülmektedir. Şeyyâd Hamza’nın Anadolu’yu şehir şehir, köy köy dolaşan, gittiği her yerde tasavvufla ilgili şiirler söyleyen gezici bir şair olduğu düşünülmektedir. Şeyyâd Hamza, şiirlerinde hem hece hem de aruz […]

Ahmed Fakih (? – (?)1252) Hayatı hakkındaki bilgiler, oldukça kısıtlıdır. Araştırmalara göre Ahmed Fakih, Horasan’dan gelerek Konya’ya yerleşmiştir. Halk arasındaki şöhretinin büyük olduğu bilinmektedir. Hükümdar ve emirlerin saraylarında serbestçe hareket edebilen Ahmed Fakih ile ilgili bilgi, Eflâki’nin Menâkibü’l-ârifin adlı eserinde bulunmaktadır. Eflâki’ye göre Ahmed Fakih çok meşhur olmakla birlikte Mevlâna […]

1. Tiyatro yazarlığı konusunda verilecek eğitimlerin – – – – – olacağına kuşku yoktur. Ancak bu eğitimlerin güncel gelişmeleri izleyen – – – – – olması planlanmalıdır.  Parçanın anlamlı bir bütün olması için boş bırakılan yerlere hangi sözcükler sırasıyla getirilmelidir? A) gereksiz – düzeyde      B) sorunlu – yapıda     C) yararlı […]