NİDA: Seslenme içeren ünlem sözcüklerini şiirde kullanma sanatıdır: Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!           Ey bu toprakları için toprağa düşmüş asker               Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!                  Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç

RÜCU: Bir düşünceyi dile getirip sonra bu düşünceden caymış gibi görünerek aynı düşünceyi tekrar ve güçlü bir şekilde dile getirme sanatıdır: Erbab-ı teşahün çoğalıp şair azaldı Yok öyle değil şairin ancak adı kaldı.

TARİZ: Alay, iğneleme ya da eleştiri içeren söyleyişlerdir: Bu sesinle bülbülleri bile ağlatırsın. Kefil olduğunuz bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.

İRSALİMESEL: Anlatımı güçlendirmek için şiirde herkesçe bilinen atasözü ya da özdeyişlere yer vermektir: Balık baştan kokar bunu bilmemek Seyrânî gâfilin ahmaklığından Ehl-i dillerde bu mesel anılır  Kim ki çok söyler ise çok yanılır Bal tutan kimse meseldir ki yalar parmağını  Bu sözün ma’nisini etmede iz’an iyidir

İSTİFHAM: Sözü cevap beklemeksizin anlamı güçlendirmek amacıyla soru soruyormuş gibi kullanma sanatıdır: Hani o, bırakıp giderken seni / Bu öksüz tavrını takmayacaktın? Alnına koyarken veda busemi / Yüzüme bu türlü bakmayacaktın? Gelse de en acı sözler dilime / Uçacak sanırım birkaç kelime Bir alev halinde düştün elime / Hani ey […]

TECAHÜLÜARİF: Bir anlam inceliği yaratmak için şairin çok iyi bildiği bir şeyi bilmiyor görünmesi sanatıdır: Gökyüzünün başka rengi de varmış Geç fark ettim taşın sert olduğunu Su insanı boğar, ateş yakarmış Her doğan günün bir dert olduğunu İnsan bu yaşa gelince anlarmış Bu şiirdeki dizelerin tümünde tecahülüarif sanatı yapılmıştır. Örnekler: […]

TEKRİR: Sözün etkisini güçlendirmek için bir sözü ya da sözcük grubunu tekrarlama sanatıdır. Kimsesizim kimsem yoktur herkesin var kimsesiKimsesiz kaldım medet kıl kimsesizler kimsesi. dizelerinde “kimsesiz” sözcüğü tekrarlanarak tekrir sanatı yapılmıştır. Bu yağmur. Bu yağmur. Bu kıldan inceÖpüşten yumuşak yağan bu yağmurBu yağmur. Bu yağmur. Bir gün dininceAynalar yüzümüzü tanımaz […]

TENASÜP: Aralarında anlamca yakınlık bulunan sözcüklerin bir dize, beyit ya da dörtlükte kullanılmasıdır: Kafa, göz, gövde, kol, bacak, çene, parmak, el, ayak Boşanır sırtlara vadilere sağnak sağnak  dizelerinde insana ait organlar sıralanarak tenasüp sanatı yapılmıştır. Örnekler: Yunus ki nergiste güler, gülde kanar Kırlarda gelincikte onun bağrı yanar Yine bahar geldi bülbül sesinden  Seda verip […]

TELMİH: Tarihte yaşamış ünlü ve tanına bir kişiyi ya da bir olayı hatırlatma sanatıdır: Gökyüzünde İsa ile / Tûr Dağı’nda Musa ile Elindeki asa ile / Çağırayım Mevla’m seni dizelerinde Hz. İsa’nın gökyüzüne yükselmesi, Hz. Musa’nın Tur Dağı’nda Allah’ın tecellisini görmesi ve asasının yılana dönüşmesi hatırlatılıyor. Beni bende demen bende […]

HÜSNÜTALİL: Gerçek bir olayı şairane, güzel ve hayali bir nedene bağlama sanatıdır. Hüsnütalil, genellikle Divan edebiyatında kullanılan bir sanattır. Bu sanatta, anlatılan olayın ya da durumun mutlaka gerçek bir sebebi vardır. Şair, bu gerçeği güzelleştirmek için kendi hayal dünyasında değiştirir, olayı ya da durumu hayali bir nedene bağlar. Ancak bu […]