Bağlaçlar

BAĞLAÇLAR

Eş görevli sözcükleri, sözcük gruplarını ve cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir:

Ve, ile, veya, ya da, dahi (da-de), ancak, ki, mademki, ya… ya(da), hem… hem (de), ne… ne(de) fakat, çünkü, oysa, hatta, sanki, hele, zira, yoksa, güya, nitekim, yine, belki, bile, üstelik, yahut, meğer, gerek… gerek, ister… ister vb.

1. Anlam ve Görev Yönlerinden Bağlaçlar:

“ve” bağlacı: Çok kullanılan bir bağlaçtır. Arapça kökenli bu bağlaç, Türkçeye ilk geçtiği dönemlerde önce “vü”, sonra “u, ü” biçimlerinde kullanılmıştır. “ve” bağlacı cümleye “her ikisi” anlamı katar:

İçki ve kumar, zararlı alışkanlıklardır. (Özneleri bağlamıştır.)

Çalışmasını evde ve kütüphanede sürdürüyor. (Dolaylı tümleçleri bağlamıştır.)

İngilizce ve Fransızcayı ana dili gibi konuşur. (Nesneleri bağlamıştır.)

Yeni bir çalışmaya başladığında ve bu çalışmayı bitirdiğinde çok mutlu olur. (Zarf tümleçlerini bağlamıştır.)

Merdivenlerden sevinçle indi ve kapıyı açtı. (Cümleleri bağlamıştır.)

                 I. cümle                       II. cümle

“de” bağlacı: Eş görevli sözcüklerin yanı sıra cümleleri de birbirine bağlar:

Seni de kardeşini de parka götüreceğim.     (Nesneleri bağlamıştır.)

Şiir sanatı okuyucuya da şaire de yaşama sevinci verir. (Dolaylı tümleçleri bağlamıştır.)

Buraya kadar gelmiş de bize uğramamış.    (Cümleleri bağlar.)

de” bağlacı, bağlama görevinin dışında cümleye “eşitlik, birlikte olma, neden-sonuç, azarlama, korkutma, direnme, alay, küçümseme” anlamları da katar:

Bu kitapları siz de okumalısınız. (Cümleye eşitlik anlamı katmıştır.)

Yarınki geziye kardeşin de mi gelecek? (Birlikte olma anlamı katmıştır.)

Onu ne kadar da özledik. (Kuvvetlendirme, pekiştirme anlamı katmıştır.)

Bütün çareler tükendi de mi böyle davranıyorsunuz? (Neden-sonuç ilişkisi kurmuştur.)   

Söz alınca konuşur da konuşur. (Süreklilik, devamlılık anlamı katmıştır.)

Lafımı bitireyim de öyle konuş! (Azarlama anlamı katmıştır.)

Geleceği varsa göreceği de var! (Korkutma anlamı katmıştır.)

Çocuk, susmam da susmam diyor. (Direnme anlamı vardır.)

Anlattın da anlamadık mı? (Küçümseme anlamı katmıştır.)

“de” bağlacı bazı kullanımlarda sözün sürdüğünü gösterir:

Size gelemeyeceğimi söylemiştim de…                            Şu kapıyı bir kapatsanız da…

“de” bağlacı, soru ekiyle birlikte kullanıldığında cümleye “şaşırma” bildirir ve cümlenin anlamını güçlendirir:

Beni de mi götüreceksiniz?       Sen de mi geç kaldın?

“ile bağlacı: Daha çok eş görevli sözcükleri bağlar. Bu bağlaç, genellikle kendisinden önceki sözcükle birleşerek “ek” görünümü alır:

Suyu getiren ile testiyi kıran, aynı kişi midir?   (Özneleri bağlamıştır.)

Bu roman, bir baba ile çocuğunun öyküsünü anlatır.  (Tamlayanları bağlamıştır.)

“fakat” bağlacı: Anlamca karşıt cümleleri birbirine bağlar. Böyle cümlelerde ilk yargı olumlu, ikinci yargı ise olumsuzdur. Bu bağlaç “ama” ve “lakin” bağlaçlarıyla özdeştir:

Yola çıkın fakat geç kalmayın.        Eve geleli çok oldu fakat tek kelime konuşmadık.

Babası soylu bir ailedendi fakat yoksul düşmüşlerdi. (Cümleleri bağlamıştır.)

“fakat, ama, lakin” bağlaçları iki sıfatın arasına da girebilir:

Sevimli fakat yaramaz bir kardeşi var.     Kısa fakat etkili bir film yapmışlar.

“fakat, ama, lakin” bağlaçları iki yargı arasına girerek “şart” ilgisi kurabilir:

Dilediğin kadar gez fakat eve erken gel.   Kitabı alabilirsin ama yarın getirmelisin.  

İşleri yolunda ama yine de mutlu değil.   Zamanını iyi değerlendiremiyor ama belli etmemeye çalışıyor.

“ki” bağlacı: Dilimize Farsçadan geçmiş bir bağlaçtır. Bu bağlaç ilk zamanlarda “kim” biçiminde kullanılırken zamanla “ki”ye dönüşmüştür.

“ki” bağlacı genellikle cümleleri bağlar. Kullanıldığı cümlelere “neden-sonuç, amaç-sonuç, zaman, yorum, açıklama, özneyi vurgulama, şart” anlamlarını yükler:

Yüksel ki yerin bu yer değildir. (Amaç-sonuç ilgisi kurmuştur.)

Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet

Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.  (Yorum anlamı katmıştır.)

Sormadın ki söyleyeyim. (Neden-sonuç ilgisi kurmuştur.)

Sen ki İstanbul’u fethedecek yaştasın!   (Özneyi vurgulamıştır.)

“ki” bağlacı cümlelerin sonunda bulunduğunda, anlatıma duygu kazandırmak için bağladığı cümle söylenmeyebilir. Böyle durumlarda cümlenin sonuna üç nokta (…) konur:

Derdim öyle büyük ki…      Ne yapacağını bilemiyordu ki…       Sana ne desem ki…     Öyle yorgunum ki…

“ki” ile yapıca ya da anlamca birleşmiş bağlaçlar da vardır:

Sanki, çünkü, halbuki, madem ki, oysaki, öyle ki, nasıl ki

“ne… ne(de)” bağlacı: Bağladığı cümlelere olumsuzluk anlamı katar:

Gittiğinden beri ne aradı ne sordu.     

Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge

Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı

“çünkü” bağlacı: Cümleleri “neden-sonuç belirtme, açıklama yapma” ilgileriyle birbirine bağlar:

Sizi dün arayamadım çünkü çok yoğundum.     

Gençlere güvenmelisiniz çünkü vereceğiniz sorumluluklar onların ne kadar yaratıcı olduklarını gösterecektir.

“dahası, hatta, üstelik” bağlaçları: Cümleleri anlamlarıyla pekiştirerek bağlar:

Yağmurluğunu giymedi üstelik şemsiye de istemedi.

Yemek saatleri düzenli değil dahası rejim yapmak da istemiyor.

“ya… ya (da) bağlacı: Seçilecek iki seçenekten biri olduğunu gösterme ilgisini kurar:

Ya param olsaydı ya aklım olmasaydı.   Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.

edebiyatvadisi

Next Post

Edatlar (İlgeçler)

Pts Tem 8 , 2019
EDATLAR (İLGEÇLER) Sözcükler arasında anlam ilgileri kurma görevi taşırlar. Edatların tek başlarına anlamları yoktur, cümleye sadece anlam ilgileri kazandırırlar: Gibi, kadar, için, ile, dolayı, üzere, ancak, acaba, adeta, belki, elbet, elbette, sanırım, kuşkusuz, meğer, evet, hayır, mutlaka, şüphesiz, bari, maalesef, aslında, doğrusu, değil, peki, pekâlâ, artık, bakalım, ille, göre, -den […]