Sıfatlar

Sıfatlar; bir ismi nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımdan niteleyen, belirten sözcükleridir.

Sıfatların asıl görevi, isimlerin ya da zamirlerin önlerine gelerek onların biçimini, durumunu, rengini, sayısını, sırasını, yönünü karşılamak ya da bunları sormaktır:

Yuvarlak masa, yeşil elbise, çalışkan işçiler, dördüncü sokak, üst kat, hangi kitap, böyle olaylar…

Sıfatların Temel Özellikleri:

1. Sıfatlar, isimlere ve zamirlere bağlı sözcüklerdir. Bunların önlerine gelerek sıfat tamlaması oluştururlar:

Üç arkadaş, engin deniz, masmavi gökyüzü, kalabalık caddeler…
Sıfat isim Sıfat isim Sıfat isim Sıfat isim

Bir sıfat tamlamasında sıfat olan sözcük ya da sözcük grubu tamlayan, isim ise tamlanan görevindedir.

2. Her sıfat, varlığın sadece bir özelliğini karşılar. Varlığın birden fazla özelliği belirtilmek istenirse sıfatların sayısı arttırılır:

Güzel ve etkili bir yazı başarılı, çalışkan ve uzun boylu bir mühendis

3. Bir sıfat tamlamasında asıl söylenmek istenen isimdir. Sıfat, ismin sadece anlamını tamamlar. Kimi durumlarda sıfat tamlamasındaki isim düşer ve ismin anlamıyla eki sıfata geçer. Böylece tek başına kullanılan sıfat, varlığın kendisini de karşıladığı için isimleşir. Bu sıfatlara “isimleşmiş sıfat” denir:

Soğuk hava elimizi dondurdu. Soğuk, elimizi dondurdu.

Umutsuz insanlar, yaşama sevincinden mahrumdur. Umutsuzlar, yaşama sevincinden mahrumdur.

İsimleşmiş sıfatlar, cümlede ismin önüne gelince bir sıfat tamlaması gibi anlaşılabilir. Anlamın karışmaması için sıfattan sonra virgül işareti konulmalıdır.

Hasta, doktora teşekkür etti. Kalpsiz, arkadaşını çok üzdü.

4. Çekim eki alan bütün sıfatlar isimleşir:

Birden başlayan sıcak-lar, herkesi bunalttı. Genç-ler, ağaç dikiyor.

5. Sıfatlar, isim tamlamalarında hangi sözcükten önce kullanılırsa o sözcüğün niteliklerini bildirir:

Ormanın havası —- ormanın güzel havası şehrin sokakları —- bu şehrin dar sokakları

6. Sıfatlar fiilleri nitelerse “zarf” olur:

İyi konuşmacı olmak için iyi dinleyici olmak gerekir. Bu kitapları iyi okumalısın.
sıfat sıfat zarf

Birazcık dikkat, çok çabadan daha etkilidir. Kardeşini çok üzdü.
sıfat zarf

SIFATLARIN ÇEŞİTLERİ

A. Görev ve Anlam Açısından Sıfatlar

1. Niteleme sıfatları: İsimlerin renk, biçim, durum gibi kalıcı özelliklerini bildiren sıfatlardır.

eski elbise, akıllı çocuk, yorgun gözler… (durum)

uzun boy, düz tahta, geniş salon… (biçim)

yeşil yaprak, mavi gömlek, kara bulutlar… (renk)

Çok eski zamanlarda yaşlı bir deniz kurdu varmış. Yorgun, aç ve susuz kurt, bulanık gözleriyle sisli bir boğaza girmiş.

2. Belirtme sıfatları: İsimlerin geçici özelliklerini karşılayan sıfatlardır:

a) Gösterme sıfatları: İsimlerin yerini işaret yoluyla gösteren sıfatlardır. En çok kullanılan işaret sıfatları bu, şu, o sözcükleridir:

bu arkadaş, şu kitap, o bahçe…

İşaret sıfatları ile ilgili özellikler:

1. İşaret sıfatları ile işaret zamirleri birbirleriyle karıştırılmamalıdır. İşaret sıfatları sadece varlığın yerini gösterir, işaret zamirleri ise hem varlığın yerini gösterir hem de varlığın kendisini karşılar:

Bunu size getirmemi söyledi. Bu kitapları size getirmemi söyledi.

2. “bu, şu, o” sözcükleri dışında “öteki, beriki, diğer, işte, aşağı, karşı, üst, geri, arka” sözcükleri de varlıkların yerini işaret eder. Bu sözcükler, cümlede bir varlığın yerini gösterirse işaret sıfatı olur:

Kiracılar üst kata taşındı. Sizi diğer kapıdan alacaklar.

Arka sokağa bu yoldan çıkabilirsiniz. İhtiyar adam karşı caddede bekliyor.

“İşte” sözcüğü, bir işaret sıfatı olarak doğrudan kullanılabileceği gibi işaret sıfatının önüne gelerek onun anlamını da pekiştirebilir:

İşte ev, işte kapı! İşte bu çocuk!

Böyle, şöyle, öyle sözcükleri de işaret sıfatı görevi üstlenebilir:

Fareli köyün kavalcısı değil ama böyle bir müziğin etkisinden kurtulmak imkânsız.

b) Belgisiz sıfatlar: Varlıkların özelliklerini belirsiz bir şekilde karşılayan sıfatlardır:

bütün, bazı, başka, her, herhangi bir, çok, pek çok, az, pek az, fazla, hiç, birkaç, birtakım, hiçbir…

Bu özelliği bazı sanatçılarda görebiliriz. Birkaç gün beklemeniz gerekecek. Her gece çalışıyorsunuz.

Belgisiz sıfatlar ile ilgili özellikler:

1. “Bir” sözcüğü, “tek” anlamında kullanıldığında sayı sıfatı olurken “herhangi bir” anlamı taşıdığında belgisiz sıfat olur:

Bir ağacın altına oturdular. Bu konuyu sizinle bir gün görüşelim. Sadece bir biletimiz kaldı.
belgisiz sıfat belgisiz sıfat sayı sıfatı
2. “Her, birkaç, hiçbir, herhangi bir, biraz” gibi anlamında çoğulluk bulunan sıfatlardan sonra gelen isimler tekil olarak kullanılır:

Onun ne yaptığını birkaç gün içinde öğreniriz. Her düşündüğünü mutlaka söyler.

3. “Bütün, kimi, bazı” belgisiz sıfatlardan sonra gelen isimler, hem tekil hem de çoğul olabilir:

Bütün kış ders çalıştı. Bütün ağaçlar çiçek açmış. Bazı günler evde resim yapar.

Kimi insan derdini paylaşacak birini bulamaz. Kimi insanlar, sanat eserlerinde kendi beklentilerini arar.

c) Unvan sıfatları: İnsanların, rütbe, derece ve sosyal durumlarına göre onların isimlerinin önlerine eklenen saygı ve meslek bildiren sözcükler sıfattır:

Bay Ahmet, Doktor Cemil, Yüzbaşı Hasan…

c) Sayı sıfatları: Sayı sözcükleri aslında birer isimdir. Ancak bu sözcükler, isimlerden önce gelir ve isimleri sayı yoluyla belirtirse sıfat olur.

Üç, bir tam sayıdır. Ondan üç gündür haber alamıyoruz.
isim sıfat

Sayı sıfatları 5’e ayrılır:

1. Asıl sayı sıfatları: Varlıkların sayısını tam sayı olarak karşılayan sıfatlardır.

Yaylada geçirdiğimiz üç saat, bir ömre bedeldi. Bize bir dakika izin verir misin?

“Bir” sayısı dışındaki sayı sıfatları, çokluk anlamı taşıdıkları için belirttikleri isimler çokluk eki almaz. Sadece bilinen ve kalıplaşmış bazı sıfat tamlamalarında ismin çokluk eki aldığı görülür:

Kırk haramiler, yedi cüceler, dört büyükler…

2. Sıra sayı sıfatları: Önüne geldikleri ismin sırasını belirten sıfatlardır.

Dördüncü mevsim, beşinci sıra, on beşinci koltuk…

Sıra sayı sıfatlarının belirttikleri isimler çokluk eki alabilir. Çünkü bu sıfatlar, “tane, adet” değil, derece bildirirler:

Üçüncü kişiler, beşinci sınıflar…

3. Üleştirme sayı sıfatları: Önüne geldikleri ismi paylaştırarak belirten sıfatlardır. Paylaştırma, sayılara eklenen “-ar, -er” ekiyle sağlanır:

Dörder gün, altışar sayfa…

4. Kesir sayı sıfatları: İsimlerin parçalarını gösteren sıfatlardır. En az iki sayı sözcüğünden oluşan kesir sayı sıfatları, ilk sayıya eklenen “-de, -da” ekleriyle yapılır:

Yüzde elli olasılık, dörtte bir ekmek…

“Çeyrek, yarım, yarı,” sözcükleri de kesir sayı sıfatıdır:

Çeyrek final, yarım elma, yarı saha…

5. Topluluk sayı sıfatları: Doğum ve akrabalıkla ilgili topluluğu karşılayan sıfatlardır. İkiden yediye kadar olan sayılara “-z” ekinin getirilmesiyle oluşur:

İkiz kardeş, üçüz çocuk…
Soru sıfatları: Varlıkların özelliklerini soru yoluyla karşılayan ya da bu özellikleri sormak için kullanılan sıfatlardır. Bu sorulara alınan cevaplar da sıfattır:

Kaç, hangi, ne kadar, ne gibi, nasıl, kaçar, kaçıncı, neredeki…

Soru sıfatları ile ilgili özellikler:

1. Soru sıfatları da kendisinden sonra gelen isimle sıfat tamlaması kurar:

Kaç kişi, hangi takım, kaçıncı ders, neredeki olay…

2. Soru sözcükleri bir ismin ya da zamirin önüne gelerek onu soru yoluyla belirtirse “soru sıfatı” olur. Ancak bir ismin yerini tutarsa “soru zamiri”, bir fiilin ya da fiilimsinin önüne gelerek onun anlamını derecelendirirse “soru zarfı” olur:

Hangi okula gidiyorsun? Seni hangisi sevindirdi?

Kardeşiniz ne iş yapıyor? Çarşıdan ne almıştınız? Burada ne bekliyorsun?

3. Soru sıfatları, cümleye her zaman soru anlamı vermez:

Hangi derdimi anlatacağımı bilmiyorum. (Soru anlamı yok.) Hangi okula gidiyorsun? (Soru anlamı var.)

B. Yapısına Göre Sıfatlar

1. Basit Sıfatlar: Yapım eki almamış, kök biçimindeki sıfatlardır:

Baş düşman, dış çevre, ipek çorap, beyaz kâğıt, zor şartlar, güzel elbise, eski gelenek…

2. Türemiş Sıfatlar: İsimden isim ya da fiilden isim yapım eki almış sıfatlardır:

Ayrı yönler, kocaman insan, küçük kız, lezzetli yiyecekler, zorunlu durum, gülen gözler, karışık iş…

Türemiş sıfat yapan yapım ekleri:

a) –lık, -lik, -luk, -lük: kışlık giyecek, kiralık ev…

b) –cı, -ci, -cu, -cü; -çı, -çi, -çu, -çü: sabahçı öğrenci, nöbetçi doktor…

c) –lı, -li, -lu, -lü: güneşli gün, korkulu gece, boyalı duvar…

d) –sız, -siz, -suz, -süz: susuz yaz, ışıksız sokak, zararsız hayvan, korkusuz asker…

e) –ki: karşıdaki sokak, yoldaki araçlar…

f) -mtrak: sarımtrak yaprak, yeşilimtrak boya…

g) –k, -ak, -ek: kaçak yolcu, çürük meyve…

h) –ma, -me: yazma eser, süzme yoğurt…

ı) –ıncı, -inci, -uncu, -üncü: üçüncü kapı, dördüncü sokak…

i) -gan, -gen, -kan, -ken: alıngan arkadaş, unutkan yolcu…

k) –ıcı, -ici, -ucu, -ücü: yorucu gün, geçici işçi, akıcı roman…

l) –ı, -i, -u, -ü: ekili tarla, dikili ağaç…

m) –ar, -er: beşer kişi, üçer adım…

n) –z: ikiz çocuk, dördüz kardeş…

3. Bileşik sıfatlar:

a) Anlamca kaynaşmış bileşik sıfatlar: Birden fazla sözcüğün anlam kayması yoluyla birleştiği sıfatlardır:

birçok yıl, boşboğaz insanlar, ağırbaşlı adam…

b) Öbekleşmiş sıfatlar: Bu sıfatlar, bileşik sıfatlar gibi kaynaşmaz ve birbirlerinden ayrı yazılır. Öbekleşmiş sıfatlar üç şekilde kurulur:

1. Sayı sıfatıyla kurulan sıfat tamlamalarında tamlanan durumundaki isme –lık, -lik, -luk, -lük ekinin getirilmesiyle yapılır:

On yıl-lık çile, iki ay-lık kira, dört yıl-lık üniversite…

2. Bir sıfat tamlamasındaki isimle sıfatın yerleri değiştirilerek isme üçüncü tekil kişi iyelik ekinin (-ı, -i, -u, -ü) getirilmesiyle yapılır:

geniş bahçe —— bahçe-si geniş (ev), kırık cam cam-ı kırık (pencere)

3. Ayrılma hâl eki (-dan, -den, -tan, -ten) almış isimlerden sonra fiilimsilerin getirilmesiyle oluşur:

baba-dan kalma (ev) yol-dan geçen (arabalar)

SIFATLARDA DERECELEME

1. Sıfatlarda Pekiştirme:

a) Niteleme sıfatlarının anlamlarını güçlendirmek için yapılır. Bazı niteleme sıfatlarının ilk seslisine kadar olan kısım (m, p, r, s) harflerinden uygun olanını alarak bir ön-ek biçiminde sıfatın başına eklenir:

katı —- kaskatı, kara —- kapkara, kısa —- kıpkısa, yeşil —- yemyeşil, mavi —- masmavi…

b) İkileme yoluyla pekiştirme yapılır:

kara kara gözler, sıcak sıcak yemekler…

c) İkileme yoluyla pekiştirilen sıfatlardan birincisinin sonuna soru eki getirilerek de pekiştirme yapılabilir:

güzel mi güzel yemek, sarı mı sarı saçlar…

d) Yakın anlamlı sözcüklerin tekrarı da pekiştirme anlamı verir:

anlı şanlı zaferler, iri yarı adamlar, kırık dökük evler…

2. Sıfatlarda Küçültme:

Sıfatlarda küçültme –ce, -cik, -msi, -mtrak ekleriyle yapılır. Böylece ismin anlamında bir daraltma ya da azaltma olur:

güzel-ce bir ev, kısa-cık saç, yeşil-i-msi bina, mavi-mtrak göl…

SIFATLARIN CÜMLEDEKİ GÖREVLERİ

Sıfatların cümlede tek başlarına görevleri yoktur. Ya bir isimle birleşerek oluşturduğu sıfat tamlamasıyla cümlede görev alabilirler ya da “isimleşmiş sıfat” olarak kullanılabilirler:

1. Özne olurlar:

İki arkadaş yola birlikte çıktılar.
Görünen köy kılavuz istemez.
Bu asırlık ağaç bizi geçmişe götürdü.
Karşıdaki bina yeni yapıldı.
Sokaktaki kazı iki haftadır sürüyor.
Kimi sanatçılar, farklı mekân ve zamanları kullanarak eserlerini zenginleştiriyor.

2. Nesne olurlar:

Bu kitabı okumalısınız.
Yol kenarında uzun ağaçlar gördük.
Yaşlıları korumalıyız.
Ortak değerlerimizi yüceltmeli ve paylaşmalıyız.

3. Zarf tümleci olurlar:

Onu kaç gündür görmedim.
Sizi birkaç dakika dinleyebilirim.

4. Dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) olurlar:

Bayram kutlaması bu meydanda yapılacak.

5. Yüklem olurlar:

Bu, eski bir rüyadır.
Savaş yıllarında genç bir kızdı.
Eski evimiz de bu kadar genişti.

wpntr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir